Aşk, içi öğretilerle dolu ağır ve göz alıcı bir kitaptır. Her
sayfası bir andır, o andır, belki 1 salise…
Aşk birine bağlı değildir, birine aşık olunmaz sadece aşık
olunur. Uyumsuzluklar, zıtlıklar, herşeye rağmenler de bu yorumun kanıtıdır.
Hayatında bir veya daha fazla kez aşık olunabileceği gibi
aşksız bir yaşama da sahip olabilir insan. Bu alınması gereken dersin yöntemine
gore değişir. Aşk çoğu zaman bir eğitim biçimidir. Yaşayarak öğrenmek isimli
metodun alt başlıklarından biridir. Hayatının bir döneminde, bir sonraki
adımının dünyayla harmoni sağlayabilmesi için bazı bilgilere ihtiyaç duyarsın
ve bu bilgiler beyninde bazı bölümlerin pencereleri açılmadan içeri giremez. O
pencereler çoğu zaman kilitlidir, başka anlar o pencereleri daha once açmaya
çalışmış ama yeterince güçlü zorlayamamıştır. Aşk güçlüdür, ruhunun direnci ne
olursa olsun ondan üstün gelebilir. Gelmesi de gerekir, senden her zaman
üstündür, köle olursun.
Ne diyordum? Aşk, geleceği anı iyi bilir ve karşına denk gelen
her kimse ondan beslenir. Kaynağı derstir aracı insan… Bu denklemin harikuladeliğiyse
2 taraflı olmasıdır. Yani aynı anda farklı iki insan farklı dersler için
birbirine sarılır. Aşk ile… Bu yüzden aşk hiç bir çeşidinde pişmanlığa gebe
değildir. Her aşk bilmen gerekenlerden bir veya birkaçını kulağına fısıldar. Bu
fısıltı kimin dudaklarını araç olarak kullandıysa sen o dudaklarla yaşamayı
sürdürebilirsin. Bu şanslı olduğunu gösterir, aşkın acılılarından birer lokma
alman yeterlidir. Her defasında aynı menuyle karşılaşmazsın. Bir daha öğretmen,
kapını aşkla çalmaz başka yollar arar. Başka yöntemlerle pencerelerindeki
camlar kırılır.
Aşk kalemdir, kağıttır, kitaptır, okuldur bazen… Kanattır
çoğu zaman, sırtında bulursun seni havaya kaldırır, kadrajını değiştirir,
gerçeği kuş bakışı anlatır. Bazen kibarca bazen şiddetle, kanadı kimin
taktığına takılırsan su dizine gelir, dalıp yeşil mavide sarhoş gezerken aniden
nefese duyduğun ihtiyacı tadamaz, hayatın değerini anlayamazsın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder